OKURKEN DİNLE

30 Kasım 2014 Pazar

Sanat ve ağlamak

           Ağlamak ne çok sanat dalının hep baş kahramanıdır.Şarkılar dinlerken,bugün farkettim. Olmayan yok gibi içinde ağlamayı konu almayan.
   "Ağlasam
    Sesimi duyar mısınız mısralarımda,
    Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma
    Ellerinizle ?"
    Orhan Veli Kanık
..................................................
    "Kafesli evlerde ağlar çocuklar,
    Odalarda akşam olurken henüz..."
    Necip Fazıl Kısakürek
..................................................
  • Sezen Aksu "Ağlamak Güzeldir"
  • Zeki Müren"Ağlama Değmez Hayat"
  • Sezen Aksu " Sen Ağlama"
  • Pinhani "Ağlama". 
  • Picasso "Ağlayan Kadın"

  • Ağlayan Kadınlar Lahdi
  •   En ağlatan film "Black"

  
      Sözlerle kalsa keşke ağlamak ...Bir Şiirde , bir şarkıda...Ve bitse...
      Kimse ağlamasın ,özellikle  çocuklar ağlamasın, Irak'taki, Filistin'deki çocuklar ,Taylan'da saklanan o Uygurlu çocuklar ağlamasın...
     Gülebiliyorsanız gülün...Hayat çok güzel.
    Sanat konu etsin insanî bu , bazen yalancı, bazen gerçek  duygu yansımasını...
     Ayrı konu başlığı yapacağım tabiki "Ağlayan Çocuk Tablosu 'nu."

Lanetli  Söylentisi

 İtalyan ressam Bruni Amadio tarafından resmedilmiştir, “Ağlayan Çocuk” .  Dünya çapında üne ulaşmış.Bu tatlı resmin lanetli olduğunu duyan yoktur heralde.Ben de ağlama konusunda araştırma yaparken buldum çok şaşırdım.Resim “lanetli” denmeye başlanmış.Çünki bu resmin bulunduğu evlerde, yangın çıkıyor, her şey kül olsa da, bir tek bu resim sağlam kalıyormuş.  1985’te İngiliz The Sun gazetesi, okuyucularıyla birlikte bu resimden kurtulma kampanyası bile başlatmış.  Yüzlerce okuyucu, gazetenin binasının önünde toplanarak, “lanetli” resimleri ateşe vermiş.

Şükür ki,iletişim bu denli hızlı olmadığından İngiltere’deki lanetleme haberlerine Türkiye’nin ilgisi olmamıştır.Yoksa bizde neler olabilirdi düşünmek bile istemem.Hepinize güler yüzlü ama sanat dolu günler dilerim.Sevgilerle dostlarım.Gülümseyin!

27 Kasım 2014 Perşembe

Beethoven 'ı Anlamak

Ludwig van Beethoven

          İnsanları bir bakışta yargılarız ya bazen,ben de hiç tanımıyor gibi baktım resmine.Şu adama bakar mısınız ?.Nasıl da kızgın, sinirli...Çatık kaşlarının altında hiç güzel duygular yokmuşcasına...İsyan eder gibi.Saçlarıyla sanki sağır kulaklarını örtmek ister gibi...
       İsyanı kimeydi? Onu çok zorlayan babasına mı, sekiz özürlü kardeşin tek sağlam çocuğuyum derken ,otuzbir yaşında sağır olan kulaklarına mı, kaderine mi...
      O aslında klasik müzik tarihinin en büyük sanatçılarından Ludwig Van Beethoven ' dır.
      Belki de gerçekten isyan edecek, bilinene göre intihar girişiminde bulunacak ama yılmayacaktı.Ruhuna , içine işleyen notalardan kulakları can bulacak ,dışarıyı duymasa da, 9. Senfoni'yi besteleyecekti.İşte böyle bir isyandı onunkisi. Herkese örnek bir isyan.
        Onu ilk ortaokulda gördüm, duydum.Kimbilir nerden, bir okul zil sesinden belki  de.Ama öyle içine aldı ki kim, kimin nesi bu melodiler,kimin ellerinden ?Elimde sadece kim olduğunu öğrendikten sonra,bir  eski tip kaset vardı.Öyle ki internet yok, Cep telefonu yok...Bir yerden bulduğum bir resmini kara kalem çizdim ve yapıştırdım derme çatma doldurduğum o kıymetli kasetime, kendimce değerli kılmak için.Onun bu kadar özel bir insan olduğunu bilmeksizin. Öğrenince boşuna değilmiş dedim.
    Der ki:" Gözlerimle işittiğimi, Kulaklarınızla göreceksıniz."
     Öyle ki 26 yaşındayken başlayan işitme rahatsızlığı,zaman sonra  tamamen işitme duyusunu kaybetmesiyle sonlanmıştır.Bir müzisyen için nasıl bir kötülüktür bu !Ama dedim ya bu isyan aşkla ruh bulmuş, duymayan kulakları ruhen 9. Senfoniyle duymaya başlamıştır.
   Bilmeyen yoktur belki, ama yeni öğrenecekler vardır muhakkak.Benim gözümle bakın bu ''Neşeye Övgü''yapan insana (9.Senfoni)bir de böyle tanıyın istedim .Bir de böyle dinleyin lütfen...Boşuna Sanat tarihine isminiz koyu renkle yazılmıyor. .

24 Kasım 2014 Pazartesi

SOĞAN KÜRÜ MUCİZESİ



     
  Size bugun sogan küründen bahsedecğim.Beni bilenler bilir herkese yardimci olabilmek icin ogrendiklerimi paylasirim tabiki öncelikli doktora görünmelisiniz uyarısıyla ya da alerjik  durumuna gore. Sayın Prof. İbrahim Saraçoglu'nun bu kürünü önce kendim uyguladim ve cok faydasını gördüm.Poliskistik over vardi bircok tane.İlaç tedavisiz yok oldular.
        Bir aile dostumuza onerdiğim bu kürü uyguladığını ve 2 senedir hormon ilaçlarının vermedigi faydayı,40 gunde verdiğini oldugunu soylerek bana tesekkur etti.Faydam olduysa ne ala ama asıl  teşekkür Saraçoğlu'na.            
...............................................................................................................................................................                                         
                                             
                
         -1adet açık kahverengi kabuklu kuru soğan 
         -1bardak klorsuz su.
...............................................................................................................................................................
                                       UYGULAMA 

  • Klorsuz iki bardak suyu kaynatın. Orta boy 1 adet kuru soğanın en dıştaki ince kabuğunu soyunuz. Daha sonra 4’e veya 6’ya bölerek kaynayan suyun içine atınız. 5 dakika ağzı kapalı olmak şartıyla kaynatınız. Sonrasında ocaktan indirip ılımasını bekleyiniz.
  • Ilındıktan sonra süzerek, öğle yemeğinden 10 dakika önce bir su bardağı içiniz. Akşam yemeğinden önce de aynı şekilde taze olarak hazırlayarak içiniz. Bardak, ılıktan birazdan sıcakken içilmeyen başlanmalıdır   ........................................................................................................................................................                                      UYGULAMA SÜRESİ                                                            
      Kuru soğan kürünün uygulanması süresi 15 gündür. Altı ayda bir tekrar edilebilir
...............................................................................................................................................................
                                FAYDALARI
  • •Polikistik over sendromu tedavisinde faydalıdır.
  • •Kadınların yaşadığı adet düzensizliğini ortadan kaldırmaya oldukça etkilidir.
  • •Menopoz şikayetlerini azaltmak için içilmelidir.
  • •Vajinal akıntılarda kullanılmalıdır.
  • •Kıl dönmelerinde fayda sağlayacaktır.
  • •Hamile kalmak isteyenlerin, sorunlarına çare olacaktır.
  • •Ciltte çıkan iltihaplı sivilce ve aknelerde tedavi edicidir.
  • •İçeriğindeki sulfosid nedeniyle antibiyotik özelliğine sahiptir.
  • •Dolaşım sistemini düzenler.
  • •Bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri bulunmaktadır.
  • •Vücutta meydana gelen yağlanmayı azaltacağından, zayıflamaya yardımcı olur.
  • •Stres giderici ve balgam söktürücü etkileri vardır.
  • •Prostatta oluşan iltihapları azaltıcı etkileri nedeniyle, ağrıların azalmasına yardımcıdır.
  • •Çiğ soğan tüketimi, yemek sonrasında kandaki total gliserit oranını düşürür.
  • •Sinüzit rahatsızlığının ilerlemesini önler.
  •                                             

22 Kasım 2014 Cumartesi

Nike

   
  Bloğumun ismini merak edenler olabilir.Kimdir ,nedir bu Nike.?Üniversitede okurken, arkeolojinin en temel unsurlarından biri olan  mitoloji cok karışık gelmişti bana  ama çok zevkliydi.İlk derslere başladığımızda şaşkına döndüğümü hatırlıyorum.Nasıl ya şimdi Aphrodite köpüklü dalgalardan mı doğdu?Mantığınız biraz nerdeyim ben yahu dedirtse de sonradan neyi nereye koyacağını bilince bunu ben biliyorum diyorsun.Bence beni en etkileyen tanrıçalardan birine gelelim.Nike...
       Nike zafer tanrıçasıdır.Şimdi ben size Heseidos'a göre,Nike Pontos'lular soyundan, Pallas'la Okeonos kızı desem aklı karışanlar olabilir.Gelin siz mitolojisi en oluru masal kahramanı gibi okuyun o zaman daha zevkli gelecektir.Bebeğime bazen sade mitlerden okuyorum daha anlamıyor iyiki :) Ama mitoloji ya da ne oğrenirseniz, mesela nike'nin  özelliklerini tanıyıp arkeolojik eserler üzerinde bu Nike derseniz,ya da demek isterseniz bence arkeolojiden hoşlanacaksınız.(Bilmeyenler için)
       Nike , Roma mitolojisinde Victoria ismiyle bilinir.Uçabilen ve insan görünümündedir.Benim çizimimde kullandığım orjinal heykeli 1863 yılında Samothrace'de bulunmuştur.Paris Louvre Müzesi nde sergilenir.
       Nike deyince tabiki akla hemen belli bir marka gelir.Arkeoloji,eskiçağ tarihinde yer etmiş kültürlet,eserler vb. bir markanın ismi olması bence o markaya ismen kalite katıyor.Çünkü Şirketin kurucusu Phil Knight Zafer tanrıçasının ismini tesadüf seçmemistir.O markayı düşünün spor ve zafer cok manalı.Tabi yeri gelmişken belirtelim 1928'den beri olimpiyat madalyalarının üzerinde Nike kabartması ,diğer yüzünde Olimpiyatın düzenlendiği ülkenin yerel motifleri yer alır.
       Daha sonraki bloglarda antik olimpiyatlara da yer veririz.Şimdilikk bu kadar... Sevgiler